KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN 37’NCİ KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜ COŞKUYLA KUTLUYORUZ

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN 37’NCİ KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜ COŞKUYLA KUTLUYORUZ

BASIN AÇIKLAMASI

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN

37’NCİ KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜ COŞKUYLA KUTLUYORUZ

 

Kıbrıs Türk Halkının özgürlük ve varoluş mücadelesini taçlandırdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Meclis’te oybirliği ile kuruluşunun 37. Yıldönümünü daha güvenli ve devletimizi yaşatma inanç ve kararlılığı ile sevinçle kutluyoruz. Kıbrıs Türk halkının siyasi tarihinin en büyük bayramı KKTC CUMHURİYET BAYRAMI kutlu olsun!

Kıbrıs Türk halkı Cumhurbaşkanlığı seçiminde federasyon modellerine HAYIR, egemen bağımsız iki devletin varlığına EVET demiştir. Kıbrıs Türkü ortaya koyduğu bu iradesiyle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatma kararlılığını net şekilde göstermiştir. Kıbrıs Türkü’nün kararlı iradesi, Cumhuriyet Bayramımızın önemini güçlendirmiş, egemenliğimizin ve güvenli geleceğimizin yolundaki engelleri aşma koşullarını yaratmıştır.

Kıbrıs Türk halkının siyasi tarihinin en büyük direnişinin yarattığı güçlü zeminde, Kahraman Kıbrıs Türk Mücahitlerinin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin zaferle sonuçlanan Kıbrıs Barış Harekâtı ile Kıbrıs’ta Türk varlığının kesin güvenliği sağlanmıştır. Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması kesin biçimde önlendi ve bağımsız egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin siyasi sınırlarıyla coğrafyası belirlendi, millî çıkarlarımız korundu ve Kıbrıs istikrarlı bir barış ve huzur adası haline getirildi.

Rum-Yunan ikilisinin amaçlı ve hedefli soykırım uygulamalarıyla yarattığı Kıbrıs uyuşmazlığı, Kıbrıs Türkünün doğrudan varlığına yönelik derin tarihsel kökleri olan bir uyuşmazlıktır. Kıbrıs uyuşmazlığının tarihsel ve günümüzdeki Kıbrıs gerçekleri yeterli doğru bilgilerle çok iyi akılcı bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekli bir zorunluluktur. Kıbrıs’ta uzlaşma ve antlaşma için barış kavramı sürekli dile getirilmektedir. Unutulmamalıdır ki her milletin, her halkın, her devletin barış yaklaşımı kendi çıkarlarına göre yorumlanmaktadır.

Rum-Yunan tarafının “Kıbrıs’ta Barış’tan” anladığı ve savunduğu tez, Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsüne düşürüleceği, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlük hakkının ortadan kaldırılacağı, “sıfır garanti sıfır asker” durumunu sağlayacağı ve egemenliğini bütün Kıbrıs Adası’na yayacağı bir anlaşmadır.

ABD, AB, Rusya, İngiltere gibi uluslararası aktörler barış kavramını kendi ulusal çıkarlarına göre savunmaktadır. Bu devletler ve BM kendi açılarından barış kavramını kullanmaktadır.

Kıbrıs uyuşmazlığı hakkında konuşurken, değerlendirirken Türk halkı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak kendi milli tezimize uygun kavramları (terminolojiyi) doğru kullanmamız ve gerçek barışı bu temellerde savunmamız gerekmektedir.

Crans Monta zirvesinde Temmuz 2017’de çöken görüşmelerde BM Parametrelerine dayalı “çözüm” ve federasyon modeli tamamen ortadan kalkmıştır. Annan Planı öncesindeki ve sonraki dönemlerde BM Parametrelerine dayalı müzakere zemininde Türk tarafı aleyhine milli tezlerimizde önemli aşınmalar meydana geldi ve egemen eşitliğimiz ve Türkiye’nin garantörlük hakkı örneklerinde olduğu gibi asla pazarlık ve görüşme konusu olmayacak tezlerimizde ciddi aşınmalar yaratıldı.

BM Genel Sekreteri Guterres’in Crans Montana’da “Kıbrıs için 1960 garanti sistemi sürdürülemez” şeklinde açıkladığı görüşü. Rum-Yunan tarafının başlangıçtan beri sürekli savunduğu ve görüşmelerde hedef aldığı temel tezlerinden biridir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 37. Kuruluş yıldönümünü kutladığımız bugün, BM parametreleri temelinde ve BM Genel Sekreteri’nin “iyi niyet görevi” çerçevesinde Kıbrıs uyuşmazlığına son verme ve bir anlaşma yapma arayışlarına kesinlikle son verilmelidir. Kıbrıs Türk halkının Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaya koyduğu bağımsız egemen iki devletli anlaşma iradesine saygı gösterilmeli, federasyon temelli görüşme zeminleri asla kabul edilmemelidir.

Kıbrıs uyuşmazlığına son verilebilmesi için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerçeği ve Kıbrıs’taki mevcut gerçekler temelinde millî çıkarlarımız ve milli tezlerimiz temelinde kalıcı ve sürdürülebilir bir antlaşmanın sağlanması Türk tarafının tarihî bir görevidir.

Kıbrıs Türkü’nün varlığı, güvenliği ve barış ortamında yaşaması için varoluş mücadelemiz boyunca ve Kıbrıs Barış Harekâtımızdaki bütün şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyoruz. Kahraman gazilerimize minnet ve saygılarımızı sunuyoruz.

Kıbrıs Türk halkının vazgeçilemez egemenliği, bağımsızlığı ve özgürlüğü için bütün yaşamı boyunca yorulmadan, bıkmadan, geri adım atmadan mücadelesini kararlılıkla, dirençle sürdüren ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kuran Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş'a sonsuz şükranlarımızı sunar, rahmetle ve özlemle anarız. Eseri sonsuza kadar yaşatılacaktır.

          Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 37’nci kuruluş yılını onurla ve en güçlü duygularımızla kutluyoruz.

          Saygılarımızla.

                                                                                      KIBRIS TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ

                                                                                                  YÖNETİM KURULU

Haberimizi Paylaşın: