Limasol Direnişi ve Direnişte Şehit Düşenler Törenle Anıldı

KKTC Enformasyon Dairesi

14.02.2020 Basın Bülteni

 

Limasol Direnişi ve direnişte şehit düşenler törenle anıldı

 Limasol (Leymosun) Direnişi ve Şehitleri, Girne’de Limasol - Girne Şehitleri ve Özgürlük Anıtı’nda düzenlenen törenle anıldı. Protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklâl Marşı’yla başlayan tören, öğrencilerin şiir okuması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılmasıyla sona erdi.

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Girne Şube Başkanı Erbil Aydınova günün anlam ve önemini belirttiği konuşmasında, 1963’ün “Kanlı Noel” saldırılarıyla 1974 Mutlu Barış Harekâtı arasında Kıbrıs’ta yaşanan olaylarda Kıbrıs Türkü’nün türlü acılara ve mezalime maruz kaldığını anlattı.

Dünyadaki büyük güçlerin Kıbrıs Türkü’ne verdikleri hiçbir sözü bugüne kadar yerine getirmedikleri gibi, ambargo ve izolasyonun kaldırılması sözünü de yerine getirmediğini belirten Aydınova, Rum tarafını Akdeniz’deki zenginliklere sahip olmak adına zamana oynama taktiklerini son vermeye çağırdı.

Kıbrıs sorununa müdahil tüm tarafların, bir masa etrafında bir araya gelerek iki toplum ve iki devlete dayalı yeni bir çözüm formülü ve Kıbrıs Anayasası hazırlaması gerektiğini kaydeden Aydınova, Akdeniz’deki zengin doğal kaynakların da müşterek paylaşımı için çalışılması gerektiğini belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), GKK, KTBK, TMT, Sivil Savunma Teşkilatı, Şehit Aileleri Derneği’ne şükran, minnet ve saygı sunduğunu belirten Erbil Aydınova, milli mücadelede şehit düşmüş Mücahit ve Mücahideler, asker, kayıp ve şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere sağlıklı yaşam diledi.

 

Başbakan Tatar Lordlar kamarasında konuşma yaptı

 

Başbakan Ersin Tatar, Lordlar Kamarasında KKTC Dostluk Grubu toplantısında, artık adadaki gerçeklerin görülüp kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

Başbakan Ersin Tatar, Lordlar Kamerasında Lord Northbrook Başkanlığındaki KKTC Dostluk Grubu üyelerine yaptığı konuşmada, öncelikle grubun yıllardır sürdürdükleri meşakkatli emeklerinden dolayı üyelere teşekkür etti.

Üyelerin zor bir görev üstlendiklerini söyleyen Tatar, Anavatan Türkiye dışında diğer ülkelerin Kıbrıslı Türkleri sürekli görmezden geldiğini vurgulayarak, artık bir dönüm noktasına gelindiğini ve Kıbrıslı Türklerin var olduğunun herkes tarafından bilinmesi gerektiğini kaydetti.

Adada ilerleme sağlanması için vizyon ve cesaret gerektiğini söyleyen Tatar, bu cesaretin hem ada içinden hem de uluslararası toplumdan gelmesi gerektiğini vurguladı.

Yıllardır müzakerelerin çeşitli yer ve şekillerde yapılmasına rağmen halen neticelendirilemediğini dile getiren Tatar, Rumların KKTC’nin gelişimini ve Kıbrıslı Türklerin ilerlemesini engellemek için sürekli taktiksel yaklaşımlarda bulunduklarını kaydetti.

Tatar, adada bir çözüme varılması için başka seçeneklerin de değerlendirilmesi gerektiği belirtti.

 

Başbakan Tatar AA’ya konuştu: "Türkler, Doğu Akdeniz'de Rumlar kadar hak sahibidirler”

 

Başbakan Ersin Tatar, Doğu Akdeniz'de Türklerin, Rumlar kadar hak sahibi olduğunu söyledi.

Tatar, bir dizi temasta bulunmak üzere gittiği İngiltere'nin başkenti Londra'da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

KKTC'nin Kıbrıs Türk halkının geleceği, özgürlüğü, bağımsızlığı, onurlu yaşamı için kurulduğunu vurgulayan Tatar, şunları kaydetti:

"Türkiye, 1974 müdahalesiyle Kıbrıs Türkü’ne çok şeyler vermiştir. Kıbrıs Türkü özgürlüğüne kavuşabilmiştir, kendi devletini kurabilmiştir. Bu şekilde minnet duygularımızı ifade ederken, şu günlerde de Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerle, Mavi Vatan kavramının yerleşmesiyle KKTC'nin de Türkiye için ne kadar önemli noktaya geldiğini de söylemeye devam ediyorum."

Tatar, İngiltere ziyaretiyle ilgili de özellikle bu ülkedeki Türk diasporasıyla temaslarının altını çizdi.

İngiltere'de, Türkiye'den ve KKTC'den 500 binin üzerinde vatandaşın yaşadığını ve bunun önemli bir lobi gücü teşkil ettiğini dile getiren Tatar, bu potansiyel güç ile ilişkileri daha da geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

İngiltere'de, iktidardaki Muhafazakar Parti’nin aralık ayında yapılan seçimlerde büyük bir başarı kazandığına dikkati çeken Tatar, "Muhafazakar Parti’nin 109 tane yeni milletvekili var. Hepsi genç. Bunlarla temasa geçeceğiz. Bunlara KKTC'yi ve Türkiye'yi anlatacağız. Bunlar İngiltere’nin önümüzdeki 10-15 yılında söz sahibi olacak." ifadelerini kullandı.

Tatar, İngiltere ziyaretinde temas ettiği parlamenterlerden, İngiltere'nin Kıbrıs'ın 3 garantöründen biri olduğunu unutmamalarını istediğini anlatarak, onlara, "Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün en sıkıntılı dönemlerinde yanında bulunmuştur, garantörlük görevini yapmıştır. İngiltere nerede? İngiltere şu ana kadar pek bir şey yapamadı. Ama bu saatten sonra, özellikle Brexit'ten sonra Kıbrıs Türk halkına haklarının verilmesi için İngiltere'den birtakım katkı ve yardımlar bekliyoruz." mesajını verdiğini aktardı.

Muhataplarından bu mesajına olumlu yanıtlar aldığını belirten Tatar, "Artık İngiltere de Kıbrıs'ta 50 yıldır federal temelde, o anlayışla sürdürülen bu müzakerelerden bir şey çıkmayacağını görmüştür. Kıbrıs'ta zorla bir evlilik, yeniden birleşme artık konuşulmuyor, bunu da memnuniyetle paylaşmak isterim. Bu kadar görüşme yaptım, ilk defa hiçbirinde bunun adı bile geçmedi. Eskiden böyle toplantılarda 'Biraz daha gayret edelim ve Kıbrıs'ı birleştirelim' diye konuşmalar olurdu. Hepsi yavaş yavaş gerçekleri görmeye başladı." değerlendirmesinde bulundu.

Kıbrıs Türklerinin haklarının korunmasında ve birtakım menfaatlerinin sürdürülebilmesinde Türkiye ile KKTC'nin iş birliği, ruhsatlandırma faaliyeti ve çeşitli anlaşmalar yaptığını hatırlatan Tatar, bu anlaşmaların Kıbrıslı Türklerin Doğu Akdeniz'deki haklarını pekiştirdiğini söyledi.

Tatar, şöyle devam etti:

"Neden? Çünkü Kıbrıs'ın kuzeyinde ayrı bir devlet vardır. Bu devlet Kıbrıs Türk halkının devletidir. Anayasa ve uluslararası hukuk temelinde Kıbrıs'ta iki eşit halk vardır. Rumlar ve Türkler… Türkler, Doğu Akdeniz'de Rumlar kadar hak sahibidirler. Bu bağlamda KKTC'nin ayrı bir devlet olarak Doğu Akdeniz'de ortaya çıkması ve şu anda daha da kabul görür bir noktaya gelmesi çok önemlidir."

KKTC halen tanınmamış olsa da dünya kamuoyunun federal temelde çözüm için yapılan müzakerelerin bir sonuca ulaşamayacağını görmeye başladığını anlatan Tatar, Rumların Annan Planı'nı retle başlayan uzlaşmaz tutumunun, dünyayı KKTC'nin varlığını kabule yaklaştırdığını kaydetti.

Türkiye'yi Kıbrıs'ta 3 garantör ülkeden bir yapan 1960 Anlaşması'nın Türk tarihindeki en önemli anlaşmalardan biri olduğunu belirten Tatar, 1974 Barış Harekatı'nın 1960 Anlaşması'ndaki tek taraflı müdahale hakkına dayandığının altını çizdi.

 

3. Cumhurbaşkanı Eroğlu: "KKTC halkının gönlü hep anavatandadır"

 

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "KKTC halkının gönlü hep ana vatandadır. Ana vatanda yaşayan kardeşlerine bağlılıkları son derece fazladır. Biz her zaman şunu söyleriz; KKTC ana vatan olmazsa yaşayamaz." dedi.

Bir dizi program için Mersin'de bulunan Eroğlu, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Mersin İl Başkanlığını ve Muharip Gaziler Derneği Mersin Şube Başkanlığını ziyaret etti. Eroğlu, yaptığı konuşmada, KKTC'nin bu noktaya gelmesinde gazilerin büyük katkısının olduğunu söyledi. Kıbrıs Mutlu Barış Harekatı'nın kendilerine özgürlüklerini kazandırdığını ifade eden Eroğlu, bu harekat sayesinde KKTC'nin kurulduğunu anlattı. KKTC'nin kendisini ana vatandan ayrı saymadığını dile getiren Eroğlu, şöyle devam etti:

"Tahsil için 1956 yılında ilk kez Türkiye'ye geldim. Türkiye'nin bursuyla okumuş, doktor olmuş birisiyim. Dolayısıyla ana vatan nedir, ana vatan olmasaydı ne olurduk, bugünlere kimlerle, nasıl geldik, bunları bilen bir neslin temsilciyim. Onun için KKTC halkının gönlü hep ana vatandadır. Ana vatanda yaşayan kardeşlerine bağlılıkları son derece fazladır. Biz her zaman şunu söyleriz; KKTC ana vatan olmazsa yaşayamaz. KKTC'nin varlığı ana vatanla diyalogdan, iş birliğinden geçer. Değişik topraklarda yaşasak da hepimiz Türk'üz.

Ana vatana gönülden bağlı olduklarını dile getiren Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ana vatan Türkiye olmadan KKTC'nin devam ettirilemeyeceğini bilen insanlarız ve şükrediyoruz. Memlekete doktor olarak döndüğümden beri Denktaş Bey'le o mücadeleye başlamış, Denktaş Bey ölene kadar yanında olmuş biriyim. Yaratmaya çalıştığımız eseri KKTC olarak görmekten mutluyuz, huzur içerisindeyiz. Türkiye ile bize düşen görev bu devleti yaşatmaktır. Bu milli bir görevdir. Bu görevi ana vatan Türkiye ile omuzlamış olmanın hazzını da yaşamış biri olarak karşınızdayım. Siz gazilerimize yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki vardınız. İyi ki Kıbrıs'a vardınız. İyi ki Kıbrıs'ı bize vatan yaptınız."

Muharip Gaziler Derneği Mersin Şube Başkanı Kemal Cındız da Eroğlu'nun gazileri ziyaret etmesinden dolayı onur duyduklarını dile getirdi.

Sayfamızı Paylaşın: