Kıbrıs Türk Edebiyatı » Kıbrıs Türk Edebiyatı Hakkında

Kıbrıs II. Selim döneminde Osmanlı topraklarına bağlanmıştır. 1571 yılından itibaren Türklerin yurdu konumundadır. Kıbrıs fethedildikten sonra buraya Osmanlı iskan politikasının bir gereği olarak Türk aileleri yerleştirilmiş ve fethin kalıcı olması sağlanmıştır. Kıbrıs Türk Edebiyatı da adanın fethinden hemen sonra oluşmaya başlamıştır. Siyasi, sosyal ve edebi etkenlerin ışığı altında Kıbrıs Türk Edebiyatını altı dönemde incelemek yerinde olacaktır;

1- 1 Ağustos 1571’de Kıbrıs Türk yurdu haline gelmiştir. Bu olaydan sonra Osmanlı Devleti adada imar faaliyetleri ve devlet kurumlarını tesis etme çalışmalarına girişmiştir. Kısa bir sürede gelişimini tamamlayan adada Türk edebiyatı da oluşmaya başlar. Kıbrıs edebiyatını 17. yüzyıldan itibaren takip edebilmek mümkündür. Bütün tezkireleri taramak suretiyle yüzyılımızda oluşturulan Tuhfe-i Naili tezkiresinde Kıbrıs asıllı şairler 17. yüzyıla kadar takip edilebilmektedir. Fethin üzerinden çeyrek yüzyıl geçmeden Lefkoşa’da kurulan Mevlevihane’nin divan şiirimize ocaklık ettiği bilinmelidir. Diğer şairler de defterlerden, cönklerden ve şiir mecmularından izlenebilir. Üç yılı aşkın bir sürede halk şiiri fazla bir etkinlik gösterememişse de divan şiiri geleneği bir bütün halinde sürdürmüştür. Kıbrıslı divan şairleri arasında Misâlî (1607), Zekâî(1648), Siyâhî (1710), Na’îb(1717), Ârif Efendi (1725), Handî ya da Hızır Dede (1727), Musîb (1754), Müfti Hasan Hilmi Efendi(1847), Hacı Hasan Tahsin Bey (1861), Yusuf Ziya (1869) sayılabilir. Bunların dışında 19. yüzyılda Handî, Şem’î, Sezâyî, Hakkı, Hâtif, Nâdirî, Sâlim, İffet, Kerîmî, Tekî, Müfti Râci Efendi sayılabilir. Kıbrıs fethedildikten sonra salgın hastalıkların, kıtlıkların, çekirge sürülerinin ve dolayısıyla ekonomik sıkıntıların sıklıkla yaşandığı bir yerleşim merkezi olmuştur. Ayrıca Rum halkının rahatsızlıkları, yabancı elçiliklerin gizliden gizliye eylemlere destek vermesi Kıbrıs’ta meydana gelen tatsız olaylardandır. Aşık Kenzî’nin Kıbrıs Destanı 1833 yılında yabancılar eliyle çıkarılan üç ayrı isyanı barındırmaktadır. Yunan ayaklanmasının Kıbrıs’a da sıçrayacağını düşünen II. Mahmud Lefkoşe’de kendi adına bir kütüphane açtırır ve buraya birçok kitap bağışında bulunur. Teşekkür etmek amacıyla Hasan Hilmi Efendi padişaha bir kaside sunar ve Hilmi Efendi İstanbul’a davet edilir. Resmigeçit sırasında irticalen bir kaside okur. Bu kaside onun ‘Sultanü’ş-Şu’arâ’ unvanı almasını sağlar. Bunlardan kısa bir süre sonra Ziya Paşa Kıbrıs mutasarrıflığına atanır. Hilmi Efendi hayatta değildir ancak Ziya Paşa onun şiirlerini okuma imkânına sahip olacaktır. Daha sonra kaleme alacağı 3 ciltlik ‘Harabat’ isimli eserine Hilmi Efendi’yi de alacaktır. Kıbrıs’ta bu dönemlerde yaşanan üçüncü önemli olay ise Namık Kemal’in Mağusa’ya sürgün olarak gönderilmesidir. 38 ay boyunca burada kalan Kemal eserlerinin çoğunu burada kaleme almıştır. Mağusa’da olmasına rağmen kendini İstanbul’da yaşıyor gibi hisseden yazar Kıbrıs halkıyla pek ilgilenmemiştir. Mağusa günlerinde Hilmi Efendi’nin uzantısı olan Kaytaz-zâde Namık Kemal’den hayli etkilenmiştir. Şiirlerinde ve düzyazılarında bu etkiyi görmek mümkündür. Kaytaz-zâde Namık Kemal tutkusu yüzünden İstanbul’a dek gelecek ve kendini burada kabul ettirmeye çalışacak ve Recai-zade’nin sohbetlerinin müdavimi sayılacaktır. Yâdigâr-ı Muhabbet romanının önsözünde adını bu sohbetlerde duyurmak istediğini açıkça belirtir. Recai-zade’nin ölümü dolayısıyla en içli mersiyeyi Kaytaz-zâde yazar. Onun ölümünden sonra Kıbrıs’a dönen yazar yaşamının son on yılını Lefkoşa Şeriye Mahkemesinde verilen bir görevle tamamlayacaktır. Bu dönemin diğer şairleri arasında Müfti Raci Efendi, Sükûtî İsmail Ağa, Hasan Tahsin Bey ve bu dönemin önemli isimleri arasında kabul edilen Şeyh Hamdi sayılabilir.

2- Üç asırlık hür Osmanlı idaresinin ardından adanın geçici olarak İngilizlere verildiği bu dönemde ada Türkleri tam bir esaret dönemine girmiştir. Ancak bu baskı dönemi Türk Edebiyatının gelişmesini durduramamış, sadece yavaşlatmıştır. Kıbrıs'ta ilk özel Türkçe gazete olan Saded 1889'da yayınlanmaya başlar. Onu 1891'de Zaman, 1892'de Yeni Zaman takip eder. İlk mizah gazetesi olan Kokonoz 1896, ilk roman örneği olan Bir Gece Sohbeti ve Muzaffer Galib'in Bir Bakış adlı eseri 1892, Kaytazzade Nazım'ın Yadigâr-ı Muhabbet adlı romanı ise 1893 senesine aittir. Bu esnada şiir yazımı da gazete yayınlarıyla birlikte yürümektedir. Gazete yazarı olan Muzaffereddin Galib ve romancı Kaytazzade Nazım aynı zamanda şiirleriyle de tanınır. Kıbrıs Türk şiiri, Larnakalı Mehmed Nazım Beyin öncülüğü ile serbest nazma geçer. Bu isimler yanında şiirde M.Sabri, Muallim Cevdet, gazete ve düzyazıda Sadık Efendi, Bodamyalızade Mehmed Münir Bey, İsmail Fethi, Mehmed Derviş, Ahmed Raşid, Ahmed Raik (Çağlayan), Mehmed Remzi Okan ve Hafız Cemal sayılabilir. Bütün yayın hayatının esas konuları ise, “saltanatı yerme”, “Anavatana ve Mustafa Kemal'e bağlılık” ile “İngiliz, Rum baskılarına karşı direnme” şeklinde özetlenebilir. Bir yandan da Halk Edebiyatı zengin geleneğini sürdürmektedir. 1878’de meydana gelen Osmanlı Rus Savaşı Osmanlı Devleti’nin, Kıbrıs’ı İngiliz güvencesine bırakmasıyla sonuçlanır. 93 Harbi de denilen bu savaşa katılıp esir düşen Osman Efendi-zade Mehmed Derviş savaşı anlatan 44 dörtlükten meydana gelen destanında bütün suçu yöneticilere bulur ve onlara lanet yağdırır. Destanda ayrıca cephede savaşmadan düşmana teslim edilen askerlerimizin dramı yansıtılır. Bu tarihten on yıl sonra ilk gazete Saded çıkar(1888). Bunu Zaman, Yeni Zaman, Kıbrıs gibi gazeteler takip eder. İlk mizah gazetesi Kokonoz 1896’da Jön Türk Ahmet Tevfik Efendi tarafından yayımlanmaya başlar. İlk roman örneği sayılan Bir Gece Sohbeti adlı eserin yazarı bilinmemekle beraber Muzaffereddin Galib’in Bir Bakış adlı eseriyle aynı yılda (1892) yayımlanmıştır. 90’lı yıllarda ilk kulübümüz Kıraat-hâne-i Osmânî açılır. İlk tiyatro eseri Hicrân-ı Ebedî(1895), ilk roman Yâdigâr-ı Muhabbet(1896)’da yayımlanır. 1897 yılında Ahmed Tevfik Efendi’nin 93 Harbinde Teselya ile ilgili aydınlatıcı yazılarının Osmanlı ülkesine girmesi yasaklanır. Bu yazıların yanı sıra bu savaşı konu edinen 99 dörtlükten oluşan bir destanı vardır. Kaydaz-zâde Nâzım, Ahmed Tevfik, Muhasebeci Sadık Efendi ve Adliye Hâkimi Ata Bey gibi yazarlar bu iki dergide yer almaktaydı. Mir’ât-ı Zaman’da Mehmed Bâkî’nin ismi görülür. 20. yüzyılın başları kültürel açıdan çok canlıdır. Vizeli Rıza ibn Emîn Jön Türk olması hasebiyle Kıbrıs’a kaçar. İngiliz okulunda öğretmenlik yapmaya başlar. Rıza Efendi, Şeyh Sâdî’nin Pendnâme’sini Osmanlıcaya çevirip küçük bir kitapçık halinde İngilizce metni ile birlikte yayımlar. Kıbrıs Türk şiirinin serbest nazıma geçmesi bu yıllarda yaşanır. Bu olayın öncüsü de Larnakalı Mehmet Nazım Bey kabul edilir. Ahmed Râik Efendi de İngiliz dilinden çevirilerle edebiyata katkıda bulunur. Bunları 1926’da bir kitap halinde yayımlar. Ahmed Tevfik Efendi Jön Türk yanlısı bir kişidir ve dış ilişkileri kuranlardan birisidir. 1908 inkılâbının yankısı Kıbrıs’ta hayli geniş olur. Ahmed Tevfik Efendi JönTürk serüvenini bir yazısında hayıflanarak anlatır. Dr. Hâfız Cemal de Kıbrıs’a geldikten sonra Jön Türk damgası yüzünden adanın önde gelenleri tarafından nasıl zarara uğratıldığını ‘Kıbrıs’ta Geçen Dört Senelik Tarih-i Hayatım’ isimli yazılarında dillendirir. Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya Savaşlarının art arda patlak vermesi nedeniyle Osmanlı ülkesiyle Kıbrıs arasında ilişkiler kesilmiş ve bu zaman zarfı süresince gazete ve dergi yayımlanmamıştır. 1919’da Kurtuluş Savaşı’nın başlamasıyla Kıbrıs’ta Doğru Yol gazetesi yayımlanmaya başlar. Bunun bir yıl ertesinde Söz gazetesi yayıma başlar. Daha sonra İrşad, Davul, Ankebut, Vatan, Hakikat, Birlik gibi gazeteler birbiri ardınca yayımlanmıştır. Bu dönemde Kaytaz-zâde Nâzım şair olarak görevini yapmanın gururuyla hayata gözlerini cumhuriyetin kurulmasında sonra yummuştur. 10 Mart 1925’ten itibaren Kıbrıs İngiltere sömürgesi altına girmiştir. Lozan’da hak verilmesi dolayısıyla yedi bin kadar Kıbrıs Türk’ü Anadolu’ya göç etmiştir. 1930’lu yıllarda Masum Millet, Haber, Ses ve Vakit gazetelerinde bir önceki on yılın yayın organlarından pek bir farkı yoktur. Şiir faaliyetleri devam etmektedir. Necmi Sakıp Bodamyalı-zâde’nin şiirleri, İngilizceden çevirileriyle yine Süleyman Nesib ise Batı yazınından çevirileri gazetelerde yer almaktaydı. 1928’de İngilizler müftülük makamını kaldırdı. Bunun üzerine Baflı Said Hoca mesleği gereği toplumsal faaliyetlerini sürdürmüş, tercümeler yapmış, şiirler yayımlamış ve bir de operet yazmıştır. Ulviye Mithat Hanım aydın kadın tipinin bir simgesi sayılmıştır. Evlenip Kıbrıs’a yerleşen Ulviye Hanım saf bir dille Türkçe şiirler kaleme almıştır. Bu şiirlerde kadınlarımızın yetişmesi hakkında düşüncelerini belirtmiştir. 20’li yılların sonundan itibaren hikâye, oyun, roman gibi türlerde ufak tefek kımıldamalarla, Hikmet Taşkent’in başlattığı ‘Çığ Hareketi’ 1931 Rum İsyanı’nın ardından gelen sıkıyönetimin getirdiği suskunluğu bir nebze olsa da bozmaya yetmiştir. Bunların yanı sıra M. Sabri, Mehmet Fikri, Muallim Cevdet, Sadık Efendi, Bodamyalızade Mehmet Münir Bey, İsmail Fethi, Mehmet Derviş, Ahmet Raşit, Mehmet Remzi gibi isimler de vardır.

3- Lozan Barışı’yla tamamen İngilizlere bırakılan Kıbrıs’ta 1940’lara kadar yayın hayatında gerilemeler görülse de bu yıllardan sonra hareketlenme başlar. Adayı tamamen kontrolü altına alan İngilizler Türklere baskıları altına alırlar. 1928’de Evkaf Nezareti’ni kaldırırlar. 1929’da ilkokulları yerel idarenin kontrolüne verirler. 1931’de Kıbrıs Rumlarının Enosis istekleri nedeniyle başlattıkları ayaklanma Türklerin zulüm görmesine sebebiyet verir. 1935’te ilkokullardan kitaplar kaldırılır ve bu katı uygulamalar 1943’e kadar sürer. Baskılar sonucu dış ülkelere göç, kıtlık, Araplara genç kızların satıldığı zorlu günler yaşanmıştır. Tüm bunlara rağmen edebiyat sektelere uğrasa da yazılı ve sözlü olarak etkisini sürdürür. İlk Kıbrıs Türk alfabesi 1934’te İsmail Hikmet Ertaylan tarafından hazırlanır. Bu yılların başka bir özelliği de Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Sabri Hoca, Said Molla gibi rejim karşıtı kişiliklerin ve bazı Rum ve Ermeni azınlıkların Kıbrıs’a yerleşmeleridir. Bunlara karşı, uygulanan sansüre rağmen Söz gazetesinde M. Remzi Okan, Masum Millet gazetesinde Con Rifat, Halkın Sesi gazetesinde Dr. Fazıl Küçük tepkilerini dile getirmişlerdir. Hikmet Afif Mapolar ilk oyunu Duman’ı 1935’te, ilk romanı Kahraman Kaplan’ı 1936’da yayımlamıştır. Son Damla, Diken Çiçeği, Son Çıldırış adlı küçük romanlarını da arka arkaya yayımlamıştır. Bunların yanında yazarın sosyal içerikli Diken Çiçeği, Kök Nal gibi romanları ve Toprak Aşkı, Potuğun Pembesi gibi hikâyeleri de bulunmaktadır. Bunlardan sonra Nazif Süleyman Ebeoğlu’nun Beyrut Rıhtımlarında adlı şiir kitabı ile Hikmet Afif Mapolar’ın milli oyunu Meşale edebiyat dünyasında yerini almıştır. Ayrıca Osman Talat’ın milli oyunu Yüksel yayımlanır. Rauf R. Denktaş’ın ahlaki özellikteki Saadet Sırları ile Ateşsiz Cehennem kitaplarının ardından Mapolar’a ait bir oyun olan Mucize ile hikâye kitapları Toprak Aşkı ve Kahve Fincanındaki Aşk yayımlanır. Kemal E. Sakarya’nın Döğüşe Hasret adlı piyesini de unutmamak gerekir. Savaş günleri süresince gösterilen etkinliklerin bir bölümü daha sonra Çığ adı verilen güldestede toplanacaktır. Hikmet Taşkent, Urkiye Mine, Nazif Süleyman, Emine Otan, Celaleddin Yermen ve İsmail Hakkı Yeşilada’nın şiirleri; Hikmet Afif, Semih Sait Umar ve Reşat Kazım’ın düzyazıları güldestede toplanmıştır. Çığcıların bir tek hedefi vardı; o da seslerini Türkiye’ye duyurabilmekti. 1942 yılına gelindiğinde İngilizler savaşın kendi lehlerine geldiğine kanaat getirmişlerdir. İngilizler, Rum halkına karşı bir denge oluşturmak için Türk halkını el altından örgütlemek ister. Bu suretle Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumunu kurdurdular. Bununla birlikte birçok gazete ve dergiyi yayın hayatına soktular. Halkın Sesi, Hürsöz gibi gazeteler yayım hayatında kendini göstermeye başlar. Takip eden yıllarda İstiklal ve Yankı gazeteleri de yayım yapmaya başlar. Yeni Mecmua, Dünya, Yeni Fikirler dergileri ve mizah dergisi olan Zırıltı 1940’larda yayımlanır. O günlerde Pembe Marmara, Nevzat Yalçın, Cem Sual, Ahmet Esat, Necla Salih Subhi, Cevdet Çağdaş, Rauf Denktaş, İsmail Edip Anlar, Ahmet Muzaffer ve Necmi Sakıp’tan başka bir dolu heveslinin şiirleriyle dergiler dolmuştur.1940’lı yıllarda Hececilere öykünen Salahi Ramadan Sonyel, şiirlerini gazete sayfalarındaki şiirlerine yenilerini de ekleyerek bir kitapçıkta toplar. Bir Kalp Haykırıyor adlı bu şiir kitabından beş yıl sonra diğer bir şiir kitabı Canavar Toprak’ı yayımlar. 1950’li yıllarda edebiyat hızlı bir gelişme gösterme gösterir. Eflatun Cem Güney ve Reşat Ekrem Koçu gibi öğretmenlerin elinde yetişen Özker Yaşın İstanbul’dan Kıbrıs’a döndüğünde çağının şairlerini, Nazım Hikmet’i ve Garip akımını biliyordu. Çok geçmeden Ol Alem kitapçığıyla şiir dünyasına merhaba dedi. Bu kitapçıktan sonra Kıbrıslıları bilinçlendirmek, Türkiye ile bağları kuvvetlendirmek amacıyla Bayrak Destanı, Kıbrıs’tan Atatürk’e, Namık Kemal Kıbrıs’ta, Mehmetçik Kıbrıs’ta, Atatürk’e saygı duruşu adlı eserlerini kaleme aldı. Özker Yaşın ulusal konuların yanı sıra özgün Kıbrıs şiiri örneklerini de verir. Bu çizgide Ol Alem, Limanda Bir Gemi ve Babil Daha Uzakta kitaplarını yayımlar. Toplum sorunlarını dile getiren Yaşın, Terzioğlu takma adıyla taşlamalar da yazmıştır. 1946’ların ortalarına doğru Hececiler ortamında boy gösterenlerden biri de Osman Türkay’dır. Çok geçmeden serbest şiire yönelir ve Nazın Hikmet etkisinde şiirler yazar. Beşparmak Yayınlarının birinci kitabı olarak çıkan Osman Türkay’ın ilk şiir kitabı 7 Telli’dir. Daha sonra İngiliz edebiyatı etkisiyle Uyurgezer, Beethoven Aydınlığa Uyanmak, Evrenin Düşünde Gezgin ve Kıyamet Günü Gözlemcileri kitaplarında ultra modernist iddiasını sürdürür. 2 Şubat 1952’de bir şiir gecesi düzenlenir ve katılımcıların şiirleri İlk Demet adıyla bir kitapta toplanır. Kitaba bir sunu yazan İbrahim Zeki Burdurlunun yanında 13 şair katılmıştır: Mustafa İzzet Adiloğlu, Urkiye Mina Balman, Taner Fikret Baybars, Cevdet Hüseyin Çağdaş, Ahmet Cemal Gazioğlu, Engin Gönül, Pembe Marmara, Özdemir Mustafa Özön, Hami T. Özsaruhan, Cem Sual, Özker Yaşın ve Selma Yusuf. 1952 yılının önemli bir olayı ise Çardak ve Gençlik dergilerinin yayımlanmasıdır. Mapolar’ın sahip olduğu Çardak dergisinde Samet Mart, Numan Ali Levent, Hüseyin Şenol, Şinasi Tekman ve Mustafa Tangül gibi isimler yer almaktaydı. Numan Ali Levent’in Her İkisi, Bir Gelin Aranıyor adlı hikâyeleri ve Hücredekiler ile Kanlı Noel adlı oyunları vardır. Argun F. Korkut diğer bir hikâyecimizdir. Esrarlı Ülkeler, Kızlar Kocasız Kaldı adlı hikâyeleri vardır. Yayımlanmayan bir de romanı bulunur. Bu roman İngilizcedir. 1950-1955 arası üç şairimiz yetişir. Oğuz Kusetoğlu, Ali Sedat Hilmi ve Bener Hakkı. 1955 yılında EOKA’nın eylemleri artış gösterir. Bu yüzden edebiyata ve basına olan ilgi artmıştır. 1939-45 arası ikinci büyük savaşta Türkiye ile olan bağlar sıklaştırılmış ve Türkiye’den öğretmenler Kıbrıs’a gelmeye başlamıştır. Kıbrıs davası bu öğretmenler aracılığıyla kamuoyuna duyurulmuştur. Bunda Yeşilada dergisinin büyük katkısı olacaktır. 50’li yılların ikinci yarısında edebiyatımıza yeni isimler eklenir. Kutlu Adalı, Fuat Veziroğlu, Hizber M. Hikmet, Neriman Cahit, Fikret Demirağ, Mehmet Kansu bunların arasındadır. Bu edebiyatçılarımız düzyazı ve şiirleriyle toplumsal ve bireysel konuları dillendirmişlerdir. 1950’lerin ikinci yarısına gelindiğinde İlkay Adalı gazete ve dergilerde duygusal, romantik, lirik, kimi zaman epik şiirler yazmıştır. Adalı şiirlerinde yalın ve içten bir anlatımı tercih etmiştir. Kamil Özay Kıbrıs’ta toplumsal konular, soyut şiire yönelmeler sürerken o, şiirlerinde aşk ve sevgi temalarını işlemeyi tercih eder. Şiirlerini imgelere yüklemeden yalın pürüzsüz bir dille anlatır. Bunlardan başka Avukat Fadıl Korkut, Nazım Ali İleri, Talat Yurdakul, Semih Sait Umar, Erol Erduran, Samet Mart, Kemal Müderrisoğlu oğlu gibi isimler bu dönemde yer alır. Avukat Fadıl Korkut Kıbrıs’ta Türk Sanatı ve Kıbrıs’ta Türk Müzesi adlı çalışması edebiyatımızın geçmişini araştıran ilk kez araştırma konusu olmuştur. Yazarın Yavuklu’nun Mendili adlı oyunu 1923’te sahnelenirken onu Nazım Ali İeri’nin Gülizar ve Kadın Zengin Olursa gibi operet ve komedileri takip eder. Bu verimli yıllardan sonra EOKA eylemleri adada yeni bir dönem başlatır.

4- İngiliz sömürge idaresinin bu ilk dönemi Kıbrıs Türkleri için bir suskunluk dönemidir. İngilizlerin Türkler üzerindeki baskıları ve koydukları kısıtlamalar günlük hayatın her safhasına yayılır. 1943'ten sonra bazı milli günlerin kutlanması benimsenir; geçmişe özlem duyan başlıklarla yazılar, bazı antolojik eserler ve edebi dergiler yayınlanmaya başlanır. Bu dönemin şairleri arasında, Nazif Süleyman Ebeoğlu, Urkiye Mine Balman, Engin Gönül, Pembe Marmara, Necla Salih Suphi, Rauf Denktaş, Ahmed Esad; ardından da İbrahim Zeki Burdurlu, Mustafa İzzet Adiloğlu, Özker Yaşın, Ahmed Gazioğlu, Özdemir Sennaroğlu, Cem Sual, Cevdet Çağdaş, Taner F. Baybars, Oğuz Kusetoğlu, Salahi Sonyel sayılabilir. Hikmet Taşkent ve N.Sami Banarlı, dönemin iki büyük destekçisidir. Bu dönem şiirinde, vezin olarak hece, konu olarak da milliyetçilik ağır basmıştır. Nesir sahasında da makale, roman, hikâye, tiyatro, opera, sohbet gibi değişik türlerde, milliyetçilikten, ahlak ve politikadan cihanşümulluğa kadar çeşitli konular ele alınır. En güçlü isimler arasında Av. Fadıl Korkut, Hikmet Afif Mapolar, Rauf Denktaş, Nazım Ali İleri, Talat Yurdakul, Semih Sait Umar, İsmail Karagözlü, Erol Erduran, Argun F.Korkut, Samet Mart, Kemal Müderrisoğlu sayılabilir. Nisan 1955'te başlayan yıldırma hareketlerinin tesiriyle yeni yetişen kalemler, farklı bir dönemin temellerini atarlar. Rumların adayı Yunanistan'la birleştirme idealine dayanan tedhiş hareketlerinde hedef önceleri İngilizlerken sonra Türkler de hedef alınır. Özker Yaşın, Oktay Öksüzoğlu, Ülkü İrfan Yıldız, Mehmed Levent, Orbay Deliceırmak, Süleyman Uluçamgil ve Türkiye'den gelen Arif Nihat Asya ile Osman Türkay gibi şairlerin yanında Kutlu Adalı, İsmet Kotak, Fuad Veziroğlu, Oğuz Kusetoğlu, Ahmed Tolgay ve Üner Ulutuğ da düzyazı, gazete yazarlığı ve tiyatronun önde gelen isimleridir. 1964'ten 1974'e kadar gençlerin grup halinde Türkiye'ye yüksek öğrenime gitmeleri edebi çalışmaları genişletir. Yazı türlerinde çeşitlilik görülür. Milli konuların ağır bastığı dönemde geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Özker Yaşın, Oktay Öksüzoğlu, İlkay Adalı, Mehmed Levent, Sevgül Osman, Kamil Özay ve merhum Fikret Demirağ önemli isimlerdir. Dönemin bir başka zengin dalı tiyatrodur. Kutlu Adalı, Üner Ulutuğ, Bekir Kara ve Ahmed Tolgay bu dalda; Fuad Veziroğlu, Eşref Çetinel, İsmet Kotak ve Numan Ali Levent hikâye dalında isim yapmıştır. İnceleme ve araştırma niteliği taşıyan eserler de bu dönemde ortaya çıkmaya başlar. Hasan Şefik Altay, Mahmud İslamoğlu, Oğuz Yorgancıoğlu, Kıbrıs'ta Türk folklor ve kültürüyle ilgili çalışmalar yaparlar. 1974'teki Türk Barış Harekâtı’ndan sonra şiir dalı gücünü ve sayıca çokluğunu koruyacaktır. Fikret Demirağ, Mehmed Levent, Mehmed Yaşın, Neşe Yaşın, Hakkı Yücel, Kamil Özay, Feriha Altıok, Neriman Cahid, Filiz Naldöven, Nice Denizoğlu, Barış Burcu ve Bülent Fevzioğlu şiir; Timur Öztürk, Mustafa Gökçeoğlu, Ali Nesim hikâye; Ahmed Gazioğlu ve Sabahattin İsmail roman; Özden Selenge piyes; Nevzat Yalçın anı dalında önde gelen isimlerdir. Bu yıllardan sonra özellikle araştırma-inceleme niteliği taşıyan eserlerin sayısında artış görülür. 1955-1964 Dönemi Kıbrıslılar için hayati önem taşıyan olaylarla doludur. EOKA’nın 1 Nisan 1955’te silahlı eylem başlatmasıyla halk direniş göstermeye başlar. Bu dönem 1963’teki Kanlı de kapsar ve 1964 Erenköy çatışmalarına değin sürer. 1931’de başlayan ilk Rum isyanının temeli Enosis’e dayanıyordu. Bu düşünce doğrultusunda hareket eden Rumlar 1 Nisan 1955’te hükümet daire ve kuruluşlarını bombalamaya başlarlar. Önceleri sabotaj ve katliamlar İngilizlere yönelikken 18 Ekim 1955’ten sonra EOKA’nın ikinci hedefi Türkler olmuştur. Baskılar karşısında Türkler de adanın bölünmesini bir kısmının Türkiye’ye bir kısmının da Yunanistan’a bağlanmasını isteyeceklerdir. ‘Ya Taksim Ya Ölüm’ parolası o günün önemli sloganı haline gelecektir. 27-28 Ocak 1958’de öğrenciler tarafından başlatılan sessiz bir yürüyüşe İngilizlerin müdahalesi tarihi olaylara meydan verecek ve Türkler ile İngilizler arasında şiddetli sokak çatışmaları baş gösterecektir. Rumlardan sonra İngilizlerle de ölüm kalım savaşı vermeye başlayan Türkler 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortağı olurlar ve %30 oranında idari hakka sahip olarak belediye kurma hakkını elde ederler. Türkiye garantör devlet olur. Ancak bu sevinçli olaylar da uzun sürmez. Rumlar Akritas Planı ile 21 Aralık 1963’te önce Lefkoşa sonra da diğer yerleşim merkezlerine baskınlar yaparak yıldırma hareketlerine girişirler. Ardından Erenköy Çarpışmaları olur. 15000’i aşkın Rum-Yunan ordusu ile 500 civarındaki Türk öğrenci ve bölge halkı çarpışmaları olayların akışına değişik boyutlar kazandırır. 1964 Ağustosunda Türk jetleri düşman mevzilerine dalar ve geri dönerler. Bu sırada Yüzbaşı Cengiz Topel şehit edilir. Bu da edebi eserlerin başlıca kaynağı olur. 1955 olayları sırasında Üner Ulutuğ’un Utanan Çiçek adlı şiir kitapçığı yayımlanır. Daha sonra Ulutuğ tiyatroya yönelir. Kutlu Adalı bir önceki dönemde yer aldığı gibi bu döneme de adını yazdırır. O günlerde yazdığı Tutsak Bağırtı şiirinde İngiliz bayrağının indirilip Türk bayrağının çekileceği günleri düşler. Kutlu Adalı düz yazı türünde de eserler ortaya koymuştur. Özker Yaşın bu dönemin en önde gelen aydınıdır. Kıbrıs Mektubu adlı eseri 1958’de basılır. Kanlı Kıbrıs ve Oğlum Savaşa Mektuplar adlı eseri 1963-64’ün acılı günlerini dile getirir. Özker Yaşın’ın ‘Bitmedi kutsal savaş/Henüz gerçekleşmedi özlemimiz’ dizelerinin yayımlanmasından 40 ay sonra 1963 Kanlı Noel’i gerçekleşir. Kıbrıslı soydaşlarımız büyük acılar çekerler. Erenköy (Dillirga) bölgesindeki köyleri savunmayı üstlenmek üzere Erenköy’e çıkan Kıbrıslı üniversite öğrencileri soykırımla karşı karşıya gelince Türkiye garantör devlet olarak adaya uçaklarını 8-9 Ağustos 1964 günlerinde Kıbrıs’a gönderir. Bu dönemde Erenköy’ü konu edinen şairler dışında kendi iç dünyalarını yansıtan şairler de vardır. Kıbrıs Türk Kültür Derneği Antalya Şubesi Başkanı Hüseyin Laptalı, Raşit R. Şoföroğlu, Ali Ertuğrul, Hünalp Ali, Adil Alkan gibi şairler bu olayları şiirlerinde işlerler. Kıbrıs şehitlerinin simgesi sayılan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel hakkında Kıbrıs ve Türkiye şairlerince birçok şiir kaleme alınmıştır. Fazıl Hüsnü ve Arif Nihat bunlardandır. Bu dönemde ele alınacak diğer isimler ise Ülkü İrfan Yıldız, Mehmet Levent, Süleyman Uluçamgil ve Orbay Deliceırmak’tır. Adı geçen şairler şiirlerinde yukarıda bahsedilen olayları şiirlerinde sıkça işlemişlerdir. İsmet Kotak, Fuat Veziroğlu, Numan Ali Levent, Ahmet Tolgay, Oğuz Kusetoğlu, Ahmet Cemal Gazioğlu gibi isimler de gazete ve dergilerde dönemin aktüel ve sosyal sorunlarıyla ilgili köşe yazarlığı yapmışlardır.

5- Erenköy çatışmalarından 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadarki evreyi kapsayan dönemdir. Türkiye’nin garantör devlet olmasının ardından şairler ve yazarlar iyimser bir havaya bürünmüşlerdir. Bunu 1967’deki Rumların Geçitkale, Boğaziçi köylerine karşı başlattıkları saldırılar takip eder. Türkiye Rumların yaptıklarına tepki gösterir, bu da edebiyata akseder. 1968 yılında bir dışa açılma vardır. Gençlerin kitleler halinde Türkiye’ye öğrenime gitmeleri, radyo- gazete gibi yayın organlarında değişik konuların ele alınması dönemin edebiyatçılarının çalışma alanını genişletir. Yazı türlerinde çeşitlilik artar ve bu etkenler 1974 sonrasında gelişme gösteren son dönem edebiyatının hazırlanmasına zemin oluşturur. Erenköy çarpışmaları dönemin ilk yıllarında üstünde durulan konulardan birisidir. Oktay Öksüzoğlu Erenköy Destanı’nı kaleme alarak şehitlerimize duyduğu hassasiyeti göstermiştir. Özker Yaşın şiir ve düzyazı faaliyetlerini bu dönemde de sürdürür. Kıbrıs’ta Vuruşanlar-Mücahitler romanını yayımlamış olan yazar Hödükname isimli eserinde taşlamalara yer verir. Limasol olayı da şiirler de yerini almıştır. Bener Hakkı Hakeri Üç Kere Limasol, Limasol Türk Savunması ve İkinci Plevne Savunması gibi kitapçıklarda şiir ve destanlarıyla bu olaya temas etmiştir. Kanlı Noel sonrası Konur Alp Beşparmaklardaki günlerinde oluşturduğu Kıbrıs Anemonları’nda Lefkoşe’nin Kanlı Noel sonrası durumunu, halkın yaşadığı ilginç olayları verir. İkinci bir anı da Eşref Çetinel’in kaleminden çıkmıştır. Küçük Dünya ismini taşıyan bu kitapta Kıbrıs Türk halkına yönelik psikolojik çıkarımlarda bulunulur. Erdoğan Saracoğlu da bu dönemde şiirlerini yayımlayan şairlerdendir. Saracoğlu daha sonra halk bilimi araştırmalarına ağırlık vermiştir. Mehmet Şemsi Akanyeti de şiirlerini yayımlayan bir diğer şairdir. Sonraki yıllarda şiirlerini bir kitapta toplar. Yarınsızlık adlı romanı da 1974 Harekâtı öncesi Kıbrıs insanının yaşamından kesitler vermektedir. Geçitkale ve Boğaziçi köylerinde meydana gelen olaylar sonrası Türkiye savaşı göze alır tutumlar sergilemiştir. Türkiye’nin bu tutumu üzerine saldırganlar bir yaralı mücahidin üzerine benzin döküp onu yakarlar. Bu olay üzerine Ümit Yaşar Oğuzcan Geçitkaleli Mehmet Emin Destanı’nı kaleme alır. Bunlardan başka kendi şiir çizgileriyle belirginleşmeye başlayan İlter Veziroğlu, Yılmaz Hakkı Hakeri, Mehmet Levent ve Şener Levent’i de saymak gerekir. Orbay Deliceırmak, Kamil Özay ve Fikret Demirağ da bu dönemde şiirler kaleme alan diğer şairlerdir. Tiyatro alanında Kutlu Adalı, Üner Ulutuğ, Ahmet Tolgay, Bekir Kara; köşe yazarlığında İsmet Kotak, Eşref Çetinel, Fuat Veziroğlu, Akay Cemal; hikâyede Numan Ali ün yapar. Bu dönemde inceleme araştırma nitelikli eserler de ortaya çıkar. Hasan Şefik Altay, Mahmut İslamoğlu, Oğuz Yorgancıoğlu gibi yazarlar Kıbrıs Türk edebiyatını, kültürünü, folklorunu aydınlatacak derin araştırmalar başlatır ve bunları yayımlayarak basarlar.

6- Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan günümüze kadar olan devreyi kapsayan dönemdir. Hiç beklenmedik bir anda 15 Temmuz 1974’te cunta yönetiminin yaptırdığı darbe Kıbrıs Barış Harekâtı’na zemin hazırlar. Rumlar beklenmedik bir şekilde Kıbrıs Elen Cumhuriyetini kurduklarını ilan ederler. Bunun üzerine Türkiye adaya çıkartma yapar ve Kıbrıs Barış Harekâtı başlar. Denizden ve karadan olan ilk harekâtı 20-22 Temmuz günleri arasında olur. 14-16 Ağustos arası ikinci harekât başlar. Böylelikle bugünkü Kıbrıs sınırları çizilmiş olur. 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilir. Edebiyatımızda bu harekât dolayısıyla yaşanılanları, birikimleri evrensel insan değerleriyle birleştirme süreci başlar. Ayrıca anavatan, Mehmetçik, bayrak özlemini dile getiren yazı ve şiirler geride kalmıştır. Sanatçılarımız şiire evrensel boyutlarda arayışlar sürecini başlatmışlardır. Şiir dalı gücünü hiç yitirmeden artış göstererek edebiyat dünyasında ön sırada bulunmuştur. Milli konularda Özker Yaşın, Oktay Öksüzoğlu, Orbay Deliceırmak şiirler kaleme alırken evrensel duyguları soyut düşünceleri dile getiren Fikret Demirağ da bu dönem içerisinde kendine yer bulmuştur. Mehmet Yaşın bu dönemin dikkate değer bir sanatçısıdır. 74 Kuşağı adı verilen grupta bulunan şair yeniliklerle göze çarpar. Dile hâkimiyeti, değişik motifleri ustaca kullanışı ve ironi sezilen şiirleri yeni bir akıma öncü olmuştur. Kıbrıs olaylarını alışılmışın dışında yorumlayan yazar, tüm savaşları kınayan tavırlar sergiler. Rum Yönetiminin özel kültür ödülünü 19 yaşında iken alan Neşe Yaşın ilk kitabı Sümbül ile Nergis’i 1979’da yayımlar. Çocuklar için yazdığı Savaşların Gözyaşları adlı şiir kitabını yayımlar. Diğer kitabı Kapılarda ise 1992’de yayımlar. Yaşın da 74 kuşağı içerisindedir. Feriha Altıok ise nostaljiye, doğa sevgisine dayalı umut ve çoşku yüklü şiirler yazar. İlk şiir kitabı Fidancığın Çilesi 1985’te yayımlanır. Ümit Yaşar ve Atilla İlhan tarzı aşk şiirleri de kaleme alır. Daha sonra art arda kitaplarını edebiyat dünyasına kazandırır. Bu kitaplar şöyledir: Hele Bir Düşün, Şiirle Söyleyişler, Adı Aşka Çağrılı ve Gözleri Sen Kuş. 1980’li yıllarda yeni arayışlarla yola çıkan diğer bir isim Filiz Naldöven’dir. İlk şiir kitabı Sevgiden Doğma 1987’de yazın hayatındaki yerini alır. Neriman Cahit, Nice Denizoğlu, Barış Burcu da Naldöven gibi siyasal ve sosyal baskı altında kalan insan ruhunun çırpınışlarını dile getiren şiirler yazmışlardır. Diğer bir şairimiz Bülent Fevzioğlu ise taşlama şeklindeki şiirleriyle dikkatleri çeker. 1974 sonrası dönemde roman alanında büyük gelişmeler görülür. Barış Harekâtı’nın arkasından Gazioğlu’nun Kıbrıs’ta Aşk ve Barış adlı romanı yayımlanır. Onu Özker Yaşın’ın Girne’den Yol Bağladık adlı romanı izler. 1983 yılında bir yarışma düzenlenir. Bu yarışmada 35 eser arasından derece alan yazarlar ve eserleri şunlardır: Sokakta Bir İnsan: Çetin Kasapoğlu, Dulun Oğlu: Mustafa Gökçeoğlu, Narenciye Toplayıcıları: Sabahattin İsmail, Bilgilerini Sırtına Yükledi: Bekir Kara, En Güzel Maviler Picasso’nun: Özden Nazım, Saliha Teyze: Salih Öztoprak, Bu Şehrin Anılarındaki Adam: Ali Nesim. 1984 oyun yarışmasında birinciliği kazanan Ermişliğin Ezgisi adlı oyunu Sami Alhun almıştır. Bu yarışmada ikinci ve üçüncü gelen eserler şunlardır: Köşede Durmak: Filiz Naldöven, Grev: Sabahattin İsmail. Diğer bir yarışmada iki roman göze çarpar. Biri Sabahattin İsmail’in Savaşların Gölgesinde ve Sami Alhun’un Uyumsuzlar romanıdır. 1985 yılında Fikret Demirağ’ın Şu Müthiş Savaş Yılları adlı romanı büyük ün kazanmıştır. 1990’lı yıllarda İsmail Bozkurt’un iki romanıyla karşılaşırız: Yusufçuklar Oldu mu? ve Mangal. Kendi geçmişine duyarlı, barışçı, özgün şiirler yazan Hakkı Yücel ilk kitabı Acı Sürgün ile dikkatleri toplamıştır. 74 kuşağı içerisinde de yer almıştır. Diğer bir şairimiz Pertev Raşit’tir. Şiirlerinde dinsel söylemlere ve Kıbrıs’a yer verir. Şiirlerini yazarken yerel sözcük ve deyişleri kullanır. Bülent Fevzioğlu gazete ve dergilerde deneyim kazanmış çok yönlü bir sanatçıdır. Su Çürüdü adlı oyunuyla Türkiye’de yarışmaya katılmıştır. İbrahim Çandar şiirini emperyalizme karşı silah olarak kullanır. Entegrasyon ve asimilasyon yerine tam bağımsızlığı savunur. Ümit İnatçı, Tamer Öncül, Ayşen Dağlı, Faize Özdemirciler, Zeki Ali, Cumhur Deliceırmak, Ahmet Okan, Barış Burcu, Nice Denizoğlu, Gürgenç Korkmazgil, Tayfun Yücer ve Mustafa Çelik de diğer şairlerimizdir. Ayrıca yaşayan şair ve edebiyat insanlarımız arasında Mehmet Doluner, Harid Fedai, Mahmut İslamoğlu, Meral Kaşif, Mustafa Gökçeoğlu, Osman Güvenir, M.İ. Yalçın, Sevilay Sadıkoğlu ve Ayşe Tural’ı da unutmamak gerekir.

Kaynakça

Fevzioğlu, Bülent- S. Atun, (2001), Kıbrıs Türk Halk Edebiyatında Destanlar ve Ağıtlar Üzerine Bilgiler-Belgeler-Araştırmalar, SAMTAY Vakfı Yay., Gazimagusa. Yılmaz, Zübeyir, (1996), Kıbrıs Türk Nesri, MEB Yay., Ankara. Kolcu, Ali İhsan, (2004), Çağdaş Türk Dünyası Edebiyatı, Salkım Söğüt Yay., Ankara. Saracoğlu, Erdoğan, (1996), Kıbrıs Türk Halk Edebiyatı ve Folkloru, Yakın Doğu Üniversitesi Yay, Lefkoşa. Türk Edebiyatı Tarihi, (2006), Turizm ve Kültür Bakanlığı Yay., 4. Cilt, Ankara. Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi,(1994), Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 9. Cilt, Ankara. Türk Dünyası El Kitabı, (1976), Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yay., 4. Cilt, Ankara.


Kıbrıs Türk Kültür Derneği
Halk Sokak No:17/2 06420-Yenişehir/ANKARA-TÜRKİYE
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Powered by .NET