62 SENE ÖNCE 20 Aralık 1963’ü 21 Aralık’a bağlayan gece, Lefkoşa’nın Tahtakale (Tahtagala) mahallesinde, Ermu Caddesi üzerinde Zeki Halil tarafından kullanılan taksinin önü Kıbrıslı Rum polisler tarafından kesildi. Anayasaya göre Türkleri aramak için yanında Türk polis olması gerektiğinden polisin yetkisi olmadan taksideki kadınları aramaya çalışmasıyla tartışma başladı. Zeki Halil ve Cemaliye Emirali evlerinden sadece birkaç yüz metre uzakta üzerlerine makineli tüfekle ateş açmaları sonucu hayatlarını kaybetti. Oysa ki taksi şöförü olan Zeki Halil birkaç dakika içinde evde uyuyan üç çocuğu ve eşi Şenayın yanında olacaktı. Kimlik kontrolü bahanesi ile arababalarından çıkartılan Türklerden birinin polis kılığındaki Rumu tanıyarak ‘’ o bir polis değil tanırım kendini Olimpiakos futbol kulübünden Yanni ‘’ diye bağırmasının ardından masum sivil Türklere ateş açarak ölümlerine sebep olan Rum Polis Başmüfettişi Pandelis ‘’ Biz Yorgacis’in adamlarıyız ‘’ diyerek sivil Türk vatandaşları öldürmüş ve 364 ‘ü Türk toplam 538 kişinin öldürüleceği 30 bine yakın insanın ise göç etmek zorunda kalacağı olayların başlamasına neden olmuştu.
21 Aralık 1963 de başlayan olaylarda Kıbrıs Türkü’ne yönelik hafızalardan silinmeyecek barbarca ve vahşice bir katliam gerçekleştirildi. 21-22 Aralık günü Ayvasıl köyünde yaşanılanları London Daily Express gazetesi sorumlusu Harry Scott Gibbons, şöyle anlatır ; ‘’ Silah sesleri duyuldu; tüfek dipçikleri ile kilitli kapıları kırdılar; insanlar sokaklara sürüklendi. 70 yaşında bir Türk, kırılan ön kapısının sesiyle uyandı. Sendeleyerek yatak odasından çıktığında, bir sürü silahlı gençle karşılaştı. “Çocuğun var mı?” diye sordular. şaşkın bir biçimde “Evet” dedi. “Dışarı gönder” diye emrettiler. 19 ve 17 yaşlarındaki iki oğlu ve 10 yaşındaki kız torunu aceleyle giyinip, silahlı adamların peşinden dışarı çıktılar. Çiftlik duvarının dibine dizildikten sonra, silahlı adamlar tarafından makineli tüfek ateşiyle öldürüldüler. O gece Ayios Vasilios’ta toplam olarak 12 Türk katledildi. Diğerleri toplandı, itilip kakılarak oradaki Türklerin yanına sığınmak üzere Skylloura yoluna çıkarıldı. Gecelikleri, pijamaları ve çıplak ayaklarıyla soğukta sendeleyerek ilerlemeye başladılar. Rumlar karanlıkta arkalarından ateş ediyorlardı. Silahlı adamların dikkati Türk evlerine çevrildi. Evleri yağmalayıp tahrip ettiler, yorulduklarında da ateşe verdiler. Aynı yörede, tek kalmış çiftlik evlerinde dokuz Türk daha öldürüldü.’’ Yine Henry Scott Gibsons ‘ın yazılarında 23 Aralık Günü Noel arifesinde, öğleden sonra, Lefkoşa Genel Hastanesinde yatan 21 Türk hasta ortadan kayboldu.Kıbrıslı olmayan bir hemşire, silahlı bir grup Rum’un koğuşlara girerek Türk hastaları sorduklarına şahit olmuştu. Hastaların birçoğu ameliyat sonrası iyileşme dönemindeydi. Silahlı adamlar battaniyeleri ve çarşafları çekip aldılar, sargıları söktüler. Hastalar çığlık atarken veya bayılırken, gelenler Türk hastaların sargılarının altında silah sakladıklarına dair aldıkları istihbarat üzerine böyle davrandıklarını söylediler.Bu 21 hastayı alıp götürdüler ve bir daha geri dönmediler. Üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen onların akıbetlerini öğrenemedim.”
24 Aralık günü Nikos Sampson peşindeki EOKA militanlarıyla Küçük Kaymaklı’ya saldırdı. 17 Kıbrıslı Türk’ü öldürürken 500 Türk’ü esir aldındı. Kumsal bölgesinde yıllarca Türklere kapı komşuluğu yapan Ermeniler, bölgenin savunmadan yoksun olduğunu telsizle rumlara bildirdikten sonra, aynı günün akşam saatlerinde Kanlıdere tarafından gelene EOKA milisleri Kumsal bölgesini basar öncelikli hedeflerinde Türk Alayının doktoru olan Dr Nihat İLHAN’ın evi vardır. Evde Dr İlhan’ın eşi Mürüvvet Hanım ve çocuklarından başka ev sahibi Hasan bey eşi Feride hanım, Moralı Ayşe ( Cankan ) ve kızı Işıl ile kız kardeşi Növber İbrahimoğlu da vardır. Günlerdir devam eden olaylar nedeni ile daha güvenli olacağı düşüncesi ile eve sığınmışlardır. Dışarıdan eve kurşun yağmaya başladığında masum ve savunmasız dokuz insan kendilerini duvarların daha güvenli olacağı düşüncesi ile banyo ve tuvalete saklarlar. Evin içine giren Rumlar acımasızca ateş ederler. Mürvet Hanım ve çocukları 6 yaşındaki Murat , 4 yaşındaki Kutsi ve 6 aylık
Hakan ile Feride hanım şehit olurlar. 24 Aralık 1963’te Lefkoşa’nın Kumsal semtinde toplam 11 kişi katledilmiştir.
Türklerin Ada’daki varlığını ortadan kaldırmak için Akritas planı uygulamaya koyan Rum Terör örgütü EOKA, Türklerin yaşadığı mahalle ve köyleri hedef aldığı olaylar takvim yaprakları 25 Aralığı gösterdiğinde Lefkoşa semalarında uçan Türk Jetlerinin ardından durur.
“Kanlı Noel” olarak bilinen o kara günlerde çocuk, yaşlı, kadın demeden 364 Kıbrıs Türkü şehit edildi. İnsanlığa karşı suç olan bu saldırılarda 103 Türk köyü de boşaltıldı. “Kanlı Noel”, aynı zamanda Kıbrıs’taki çatışmaların da başlangıcı oldu. 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinin fiilen ortadan kalktığı bu saldırılardan sonra adada huzur ve güven ortamı kaybolur. 15 temmuz 1974 tarihinde Nikos Samson’un adayı bir Yunan adası haline getirmek üzere yeniden girişimde bulunması sonucu Türkiye garantörlük hakkını kullanarak adaya müdahale eder.. 62 yıl önce Kıbrıs Türkünün kapısını ölümle çalanlara bir an olsun umudunu yitirmeden yıllarca mücadeleye devam eden Kıbrıs Türkü ve 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı ile kardeşlerini yalnız bırakmayan Türkiye Cumhuriyeti sayesinde , Ada’daki katliamlar da son buldu. Bu sayede adaya barış ve huzur ortamı geri geldi.
Cumartesi gününden Salı gününe kadar uygulamaya koydukları plan ile 364 Türkü gözlerini kırpmadan öldürenler , binlerce insanı evlerinden uzaklaştırıp göç etmeye zorlayanlar bugün halen EOKA kutlamaları yapmaktadırlar. Unutmamalıdır ki 364 sadece bir rakamdan ibaret değildir. 364 diye okuduğumuz aslında Zeki Halil , Mürüvvet Hanım, 6 Aylık Hakan’ın , ağabeyleri Kutsi ile Murat ‘ın hiç yaşanmamış hayalleri ve yitip giden hayatlarıdır. Üstelik 364 kaybedlen binlerce Kıbrıslı Türkün yalnızca küçücük bir kısmıdır. 62’inci yıl dönümünde çocuk, yaşlı, kadın demeden yüzlerce kardeşimizi barbarca katledenleri lanetliyor, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Kanlı Noel’de barbarca ve vahşice katledilen Kıbrıs Türklerini unutmadık! Unutturmayacağız…
Tolga ÜNSALDI
KTKD Genel Başkanı
