Beni en çok etkileyen sözlerden biri Zübeyde Hanım için söylenmiş şu unutulmaz sözdür;’’ Bir anne dünyayı değiştirebilir ’’.
Zübeyde Hanım 27 yaşında eşini kaybetmiş, Yıllar içinde de 4 evladını yitirmiştir. Milli mücadele döneminde İstanbul’da yaşadığı evleri sık sık baskına uğrar. 57 yıllık hayatının 41 yılı cephelerde geçen ‘’ sarı paşam ‘’ dediği Mustafa Kemal’in idama mahkûm edildiğini duyduğu zaman hastalanıp kısmi felç geçirmiş bir annedir. Bu zorlu yılların ardından aile 14 Haziran 1922’de bir araya gelebilir.
Güvenliğe önem veren modern kafalı bir subay olarak, Gazi Mustafa Kemal Paşa ‘Büyük Taarruz Tarihi’nin gizli tutulması gerektiğini çok iyi anlıyordu. Zira stratejik planın başarısı her şeyden önce sürprize dayanmaktaydı. Cepheye gittiği çok az kimseye söylenmiş, onlara da sanki Ankara’da imiş gibi davranmaları bildirilmişti. Ali Fuat Paşa milletvekillerine, daha o gece beraber yemek yediklerini söyleyecekti. Yabancı ajanlar arasında, sürekli olarak, ordunun henüz taarruza hazır olmadığı söylentisi yayılıyordu. Çankaya’daki nöbetçilere içeriye kimseyi sokmamaları için talimat verildi.
Gazi’nin işi vardı. Gazeteler, onun ertesi günü Çankaya’da bir ziyafet vereceğini yazıyordu; oysa Gazi daha şimdiden cepheye, karargâhına gitmişti bile.
Annesine, elini öpüp vedalaşırken bir çay ziyafetine gittiğini söylemişti. Zübeyde Hanım1onun üniformasına, çizmelerine bir göz attıktan sonra:
“Bu çay ziyafeti değil” dedi. Gazi onu yatıştırarak yanından ayrıldı. Annesi daha sonra bölge komutanına telefon ederek nerede olduğunu sordu; kendisine yine “çay ziyafetinde” diye cevap verildi.
Zübeyde Hanım:
-“Hayır” der. “Biliyorum, savaşa gitti.”
Oğluna bir mektup yazdı:
-“Oğlum, seni bekledim. Gelmedin. Çaya gittiğini söylemiştin bana. Ama cepheye gittiğini biliyorum. Senin için dua ettiğimi bilmeni isterim. Savaşı kazanmadan geri gelme.”
Aynı günün akşamı 25 Ağustos 1922 gecesi Ankara Keçiören’de bir evde “Düşmana hücum haberini aldığınız zamandan itibaren hesap ediniz. 15. gün İzmir’deyiz!” der. 15 güne kimse ihtimal vermez.
26 Ağustos sabaha karşı Afyon Kocatepe’de Büyük Taarruz başlar. Rivayete göre, Yunan mevzilerini gezen bir İngiliz general gördüklerini çok beğenip, “Eğer Türkler bu mevzileri 6 ayda aşabilirlerse, 6 günde aştıklarını iddia edebilirler” demiş. Türkler o mevzileri 6 saatte aştılar. 14 gün içerisinde Afyon’dan başlayan mucize çaplı zafer, Yunan ordusunun İzmir’de denize dökülmesi ile son bulur…
Savaş bitmiştir belki ama Zübeyde Hanım’ın yorgun vücudu da artık pes etmiştir. Ömrünün son günlerini geçirdiği İzmir’de 14 Ocak 1923 tarihinde vefat eder.
Geriye yetiştirdiği evladının yoktan var ettiği bir ülke kalır bizlere.
Bu nedenle izninizle bu Anneler gününde başta dünyayı değiştiren Mustafa Kemal Atatürk’ün Annesi Zübeyde Hanım olmak üzere tüm Annelerin Anneler gününü kutluyorum. Kaybettiğimiz tüm Annelere rahmet diliyor, hayatta olan Annelerimizin ellerinden öpüyorum. Varlığınız hayatın anlamıdır, İyi ki varsınız…
Tolga ÜNSALDI
