Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42’nci kuruluş yıldönümünü büyük bir gurur ve kararlılıkla kutluyoruz.
15 Kasım 1983, Kıbrıs Türk Halkı için bir dönüm noktasıdır.
15 Kasım 1983, Kıbrıs Türk Halkı’nın yıllarca yokluğa, silahlı saldırıya, baskıya, haksızlığa karşı verdiği özgürlük, egemenlik ve eşitlik mücadelesinin tarihi Devlet olgusu ile taçlandırıldığı gündür. İlan edilen bağımsızlık, kurulan egemen Devlet, Anavatan Türkiye’nin bu yeni oluşan duruma verdiği tam destek Kıbrıs Türk Halkı’nın Kıbrıs
adasındaki en büyük başarısı ve garantisidir.
Tarihi bilmek çok önemlidir… Tarih bilincine sahip olan, mutlaka geniş bir vizyona da sahip olur çünkü… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümünde, bu cumhuriyetin nasıl yaratılabildiğini düşünüp gerçekçi sonuçlara varabilmek için tarih bilincinden kaynaklanan bir vizyonun gereğine ihtiyaç vardır… Kıbrıs Türklüğünün yok olmaktan kurtuluşu Kıbrıs Türk halkının bağrından çıkan liderlerin halklarının sorunlarını Türkiye Cumhuriyetine anlatabilmeyi başarmasıyla başlar…“Azınlık” statüsüne layık görülen ve “Müslüman Cemaat” diye betimlenen bir halkın yok olmaya mahkûm edildiği bu coğrafyada bir devlet yaratabilmesi, başlı başına bir mucizedir…
Bütün dünya bilmelidir ki Kıbrıs Türk halkı İngiliz sömürge yönetiminin isimlendirdiği Müslüman azınlık değildir. Kıbrıs Türk Halkı bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan biridir. Kıbrıs Rum halkının bu adada ne kadar egemenlik hakkı varsa Kıbrıs Türk halkının da o kadar vardır. Ve Kıbrıs Türk halkı, egemenlik haklarının ihlal edilmesine, görmezden gelinmesine, yok sayılmasına izin vermeyecektir.
Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma, adadaki gerçekleri esas alan bir yaklaşımla mümkündür, sorunun temelinde, adadaki iki tarafın statüsü arasında uluslararası camia tarafından yaratılan eşitsizliğin yatmaktadır. Unutulmamalıdır ki, Türkiye’yi ve Kıbrıslı Türkleri yok sayan, görmezden gelen, dışlayan hiçbir formül bu bölgede uygulanabilir değildir Bu nedenle bizlere yıllardır uygulanan haksız izolasyonların artık sona ermesi gerektiğini, Kıbrıs adasının en büyük havalimanı olan ercan havaalanının uluslararası uçuşlara açılması gerektiğini önemle ifade ediyoruz.

‘’özgürlük bir nehir gibidir denize ulaşmadan zincirlerinden kurtulamaz’’ diyor
özgürlüğün kıyısında filmin afişinde az sonra Uzun yıllar var olmak için büyük bedeller
ödemiş bir toplumun hikayesin den kısa bir kesit izleyeceksiniz
42 yıl sonra bugün Bağımsızlığımız ve özgürlüğümüz için büyük emek ve fedakarlıkla
mücadele eden Toplum Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf
Raif Denktaş’ı, tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize
şükranlarımı sunuyorum. 42. kuruluş yıldönümümüz vesilesiyle hepimizin Cumhuriyet
Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum.
Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Merkezi
Tolga ÜNSALDI
GENEL BAŞKAN
